English
Merhaba, üye girişi için tıklayınız
ŞALOM Dergi - Mart 2018
ŞALOM Dergi - Mart 2018ŞALOM Dergi - Mart 2018ŞALOM Dergi - Mart 2018ŞALOM Dergi - Mart 2018
ŞALOM Dergi - Mart 2018
Ürün Fiyatı :
14,00 

Sevgili Okur, 

Kadına el kaldırmanın sıradanlık taşıdığı, boşanmak isteyen kadınların sıklıkla katledildiği, tek bir hastanede 100-bilmem-kaç hamile çocuk skandalının yaşandığı, üstelik çoğunluğu hakkında herhangi bir tecavüz veya ensest şikâyetinde bulunulmadığı bir ülkede iyi-doğru-edep-örf-adet kavramlarının içinde bocalamayanımız mı var?
8 Mart Kadınlar Günü konusunu DERGİ gündemine taşırken bu ayki sütunumda “yalnız kadın” konusuna değinmeyi seçiyorum.
Kentsel yaşamda, yeme-içme kültüründe, sporda, gezginler dünyasında giderek çoğalma eğilimi gösteren bir akım içinde, yalnız kadınlar… Toplumun kimi kez haset, kimi kez de acıyan gözlerle baktığı o yalnız kadınlar!
Kimdir onlar?
Genç bir erkek, neyzen ve sufî bir yazar Hakan Mengüç soruma şöyle bir yanıt oluyor:
“Yalnız kadın, istenmeyen, tercih edilmeyen, beğenilmeyen, zeki/dişi olmayan, dolma saramayan, bir baltaya sap olamayan kadın değildir.
Yalnız kadın, kendisine yapılan hataları kabul etmeye gönlü varmayan; özgüvenini bir erkeğin aşkından kazanmayan… Beğendiği ‘marka’ ayakkabıyı almak için bir başkasının kredi kartına ihtiyaç duymayan… Âşık olmak için toplum baskısını değil, mangal gibi yüreğini kullanan… Çocuk yapmak için “gecikiyorum” korkusuyla karşısına çıkan ilk öküze bağlanmayan, bağlandığının “öküz” olduğunu anlayınca da, “aman, hangisi öküz değil ki…” diyerek kendini, onurunu, gururunu, benliğini hiçe saymayan kadındır!”
O kadın, “biriyle birlikte olmak ve her ne pahasına olursa olsun, o ilişkiyi yürütmenin başarı olmadığının bilincine varmıştır,” diyen Hakan Mengüç’e katılıyorum.
Yalnız kadın olmak tabii ki kozmik bir drama değil, bir tercihtir.
Önce kendini sevmekten başlayan, toplum-mahalle baskılarına karşı direnerek yaşamı da kendisiyle beraber kucaklamaktır! Özsaygısıyla hobilerine zaman ayıran kadın artık ‘yalnız’ olmadığını öğrenir. Kendisini onayladıktan sonra, kimsenin onayına gereksinimi kalmadan deneyimler edinip, hatalar yapsa da kendinden vazgeçmez, o.
Sözlerini şöyle sonlandırıyor Mengüç: “Sen sana yetmezsen bu dünyada, Instagram’a koymak için çektirdiğin mutluluk fotoğrafları kadarsın!”
İlişkiler dönüşünce bir hapishaneye, bireysel özgürlüğe sığınmıştır, o ‘yalnız’ denilenlerin birçoğu.


***


8 Mart kutlu olsun tüm dünya kadınlarına…
Asırlar boyu korkulan o ‘kadınlar’ anne-kardeş-eş-evlat olsalar da…
Cehaletin tek korkusu ‘kadın’! Çünkü kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir…
Eğitim ise özgürlüğün besleneceği en bereketli pınar.


***

Suları ikiye ayırmak… Çölleri aşmak… Özüne ulaşmak…
Uzun yıllar boyu ödenen bir bedeldir, özgürlük.
Aynen, Özgürlük Bayramı olarak da anılan Pesah Anlatısı’nda olduğu gibi.
Okurlarımın Hamursuz Bayramını kutlarım, Musa’nın özgürlüğe geçiş öyküsünün her birimizin bayram sofrasında anımsanması dileklerimle… 

Sevgiyle kalın
Suzan Nana Tarablus
Şalom Dergi Editörü