English
Merhaba, üye girişi için tıklayınız
ŞALOM Dergi - Mayıs 2018
ŞALOM Dergi - Mayıs 2018ŞALOM Dergi - Mayıs 2018ŞALOM Dergi - Mayıs 2018ŞALOM Dergi - Mayıs 2018
ŞALOM Dergi - Mayıs 2018
Ürün Fiyatı :
14,00 

Bahar umuttur, tabii ki…

Ahmet Haşim Romanlar hakkında şu tespitte bulunmuştu: “Çingene, insanın tabiata en yakın kalan güzel bir cinsidir. Zannedilir ki, bu tunç yüzlü ve fağfur dişli kır sakinleri, insan şekline girmiş birtakım neşeli ağaçlardır. Çingene, bizzat bahardır.
Çocukluğumda gördüğüm baharlardan bugün hatırımda kalan hayal, yeşil, kırmızı, sarı şalvarlar giymiş, şarkı söyleyen ve el çırpan bir alay genç kız içinde, tahta zurnasını çalıp, bu musikinin vahşi kahkahaları andıran yeknesak akisleriyle yeşil vadileri uzun, uzun inleten genç bir Çingene’dir.”

***

Mayıs ayı, çoğumuza Anneler Gününü çağrıştırır.
Dünyanın belki de en renkli toplumunu konu aldık, bu ay: Çingeneler veya anılmayı yeğledikleri gibi, Romanlar. Çok az bilinse de özellikle göçebe Çingenelerin aile yapısı anaerkildir. Bu yüzdendir, Roman kadınının kendine özgü havası. Doğasının umut dolu güveni içinde, saçlarının arasında - kulağında bir çiçek, elinde ziller, kalbinde aşk ile...
Romanlar Avrupa’da ortaya çıkmalarından kısa bir süre sonra, aynen Yahudiler gibi, kendilerini Nazi Almanya’sının ölüm kamplarında buluvermişlerdi - neyle suçlandıklarını hiç anlamadılarsa da…
Bir kısmı gelişen sanayileşme sonucunda konuk oldukları halkların kültürüne teslim olup asimilasyona uğradıysa da onlar gezgin ruhlar! Hep umut ile beslenen, geçmişin acılarına takılmadan yaşayan.
Çeşit-çeşit mutsuzluğun orta yerinde yaşarken Çingene olmak nasıl da yaman bir direniş!
Kahkahalar içinde sazlı-sözlü, darbukalı.

***

Sahi, biz kimiz? Biz nereden yol alıp geldik?
Soyağacıma göz attım, geçtiğimiz günlerde. Anca 1838’lere dek gerilere gidebildim. 2018 itibarıyla ağacım tam tamına 180 yaşında. İnsanlık tarihi gerçeğinde öylesine minicik bir zaman dilimi ki…
Ya umutlarımız? Bizim umutlarımız?
Bahar ile birlikte… Yeniden doğuşu yaşarken tabiat…
Düşün gücüyle olsun, seyahatlerle olsun, rutin yaşamı geride bırakıp evrende bir kayboluşta yol alırken kimisine itici, bazen irrasyonel, üstelik çoğunlukla son derece fantastik umutlar sahne alır bünyelerimizde.
Yerleşik düzenimizden uzaklaşıp uzanabildiğimiz mesafe büyüdükçe ufkumuz ve umudumuz daha çok belirginlik kazanacaktır.
Örneğin, keşfederiz kendimiz ve en yakın çevremiz hakkında yenilikleri…
Önyargılardan, kendi icadımız tutsaklıklardan silkinmenin mümkün olduğunu…
Anlarız, kontrolümüz dışında güçlerin önceliklerimizi değiştireceğini…
İşte tam o zaman…
Rüyalarımızı, hayallerimizi, umutlarımızı yeni baştan kaleme alırız.

***

Bu Mayıs ayında da demir alalım, yepyeni umut dolu ufuklara yelken açalım; cesaret edemediğimiz umutlara, hayallere doğru yöneltelim rotamızı.
İyi seyirler, dostlar!
Sevgiyle kalın
Suzan Nana Tarablus
Şalom Dergi Editörü