English
Merhaba, üye girişi için tıklayınız

İsrailli ünlü yazar, Amos Oz yaşamını kaybetti

Amos Oz iki devletli çözümün ve barışın sesiydi

Amos Oz modern İbraniceye katkılarıyla bilinen ve iki devletli çözümün sesi olan bir İsrailli yazardı...

Eserlerinin temalarını yaşamdan aldı

  Hayatının 25 yılını bir kibutzda geçiren Amos Oz, ilk eserlerini burada kaleme almaya başladı. İngiliz mandasının son yıllarında ülkeyi paylaşmaya çalışan iki tarafın sürekli savaş hali, Holokost dehşetinin haberleri ve annesinin kendisi henüz 12 yaşındayken trajik intiharı, Amos Oz’un hayatı boyunca eserlerinin ana temalarını oluşturdu.

Barışçı ses

  İsrail solunun barışçı aktivisti olarak ön planda olan Amos Oz, iki devletli çözümü savunuyordu. Tek bir mutlu aile olarak İsrail topraklarında yaşanamayacağını belirten Oz, ne Filistinlilerin ne de İsraillilerin gidecek bir yerleri olmadığından bir evi paylaşan iki ayrı aile olarak yaşamaları gerektiğini düşünüyordu. Oz, ‘Barış Şimdi’ grubunun kurucularındandı. 

 

İsrail edebiyatının babası Amos Oz ebediyete uğurlandı

Modern İbraniceye katkılarıyla bilinen ve iki devletli çözümün sesi olan onlarca ödülün sahibi İsrailli yazar Amos Oz hayata veda etti.

İsrailli yazar, gazeteci ve barış aktivisti Amos Oz’un kızı Fania Oz-Salzberger, Oz’un hızla kötüleyen kanser hastalığı sebebiyle 28 Aralık’ta yaşamını yitirdiğini açıkladı. Kitapları 35’ten fazla dile çevrilen, 79 yaşındaki Oz İsrail’in en çok okunan ve en bilinen yazarıydı. Oz, İsrail Devlet Başkanı Reuven Rivlin tarafından ‘İsrail’in en büyük yazarı’ olarak nitelendirildi.

1997 Fransız Legion d’Honneur sahibi olan, İsrail Edebiyat Ödülü (1998) ve Almanya’nın Goethe Ödülünü (2005) kazanan Oz daha birçok ödülün sahibiydi. Edebiyat dünyası 2018 yılının Nobel Edebiyat Ödülünün ona verilmesini bekliyordu, ancak taciz skandalı yüzünden ödülün ilanı 2019’a ertelenmişti. Sadece yaşayan yazarlara verilen Nobel Ödülünün -eğer 2018’in kazananı o ise- Amos Oz’a verilmesi yine de muhtemel çünkü Oz ödülün verilmesi gereken ekim ayında hayattaydı. Eğer durum böyle olursa Nobel tarihinde ilklerden biri yaşanacak.

Acı bir çocukluk ardından kibutz yılları

Amos Klausner olarak 1939’da Kudüs’te doğan Amos Oz romanlarında yaşadığı şehri hep bir tuval olarak kullanmıştı. Rusya ve Polonya’dan göç eden annesi ve babası İsrail Devletini kurmaya gelen öncülerdendi. Fakat Oz ebeveynlerinden çok daha tutkulu bir şekilde bu ideale bağlandı. İngiliz mandasının son yıllarında ülkeyi paylaşmaya çalışan iki tarafın sürekli savaş hali, Holokost dehşetinin haberleri ve annesinin o henüz 12 yaşındayken trajik intiharı, Amos Oz’un hayatı boyunca eserlerinin ana temalarını oluşturdu. 15 yaşında soyadını İbranice’de ‘güç ve cesaret’ anlamına gelen ‘Oz’a değiştiren yazar, hayatının 25 yılını geçireceği İsrail’in merkezinde bulunan Hulda adındaki kibutza yerleşti. Liseyi burada bitiren Oz, askeri hizmetinden sonra 1961’de kibutza yeniden döndü. İbrani Üniversitesinin edebiyat bölümünden mezun olan Oz kibutzda bir yandan çiftçilik bir yandan lisede öğretmenlik yaparken yazarlık kariyerine başladı.

Eserleri

Yarım yüzyıldan fazla bir zamana yayılan kariyeri boyunca, Oz 19 roman, kısa hikâyeler ve çocuk kitapları olmak üzere 40’tan fazla kitap yazdı. Gazetecilik kimliği ile edebiyat ve siyaset konularında yüzlerce makale kaleme aldı.

Oz, 1966 tarihli ‘Başka Yerde, Belki’ adlı ilk romanından, 2014 tarihli son kitabı ‘Judas’a kadar İsrail’in canlı ve çelişkiler barındıran portresini çizdi. ‘Judas’ Man Booker Ödülü için kısa aday listesindeydi. 1959 yılında İsa ve hain Judas arasında Kudüs’te geçen kitapta İsrail Devletiyle ilgili bolca soru soruyordu.

Bir sabra olarak Oz’un İbranice dilinin yeni kurulan ülkede kültürel bir bağ oluşturmasında büyük katkısı oldu. 2002’de çıkan ve 28 dile çevrilen ‘Aşk ve Karanlık’ adındaki otobiyografik özellikler taşıyan en büyük eseri Avrupa’dan Kutsal Topraklara doğru kendi yolunu bulmaya çalışan Yahudi ‘mültecilerin’ hikâyelerini duygusal bir şekilde yansıtıyordu. 2015’te Natalie Portman tarafından sinemaya uyarlanan bu romanında Oz aslında İsrail’in hikâyesini anlattığını belirtmişti. 

‘Michael ile Hannah’, ‘Fima’, ‘Bir Kadını Tanımak’, ‘Pusudaki Panter’, ‘Köy Hayatından Sahneler’, ‘Yaşam ve Ölüm Kafiyeleri’, ‘Dostlar Arasında’ başlıca bilinen diğer eserleriydi.

Oz’un demeçlerinden birkaç örnek

Oz 2016 yılında BBC’nin Newsnight programında, “İnsanlar İsrail’i edepsizlikle suçlarsa, bir yere kadar hak veririm. İsrail’i ‘şeytanın vücut bulmuş hali’ diye tanımlarlarsa, saplantılı olduklarını, kafayı bozduklarını düşünürüm, ama yine de meşrudur. Fakat ‘İsrail diye bir ülke olmaması lazım’ diye sürdürürlerse, işte bu, Siyonizm karşıtlığının antisemitizme dönüştüğü çizgidir” demişti.

New York’taki 92Y On Demand kültür merkezinde aynı yıl yaptığı bir sohbette şunları söyledi:

“Korkunç ve kocaman bir yangın olduğunu düşünün. Yangından kaçabilir ve istemeyerek de olsa yeterince hızlı koşamayanları terk edebilirsiniz, yangını başlatanlara kızdığınız bir mektup yazar, gazete editörüne yollayabilirsiniz, ya da bir kova alır yangına atarsınız. Kovanız yoksa, bir bardak veya fincan da olur. Onlar da yoksa, bir çay kaşığı kullanırsınız, Çay kaşığı küçük, yangın büyük ama bizçok fazla insanız ve herkesin bir çay kaşığı var. Bir öğretmen, bir yazar bir komşu ve bir vatandaş olarak ben nefretin, tahrikin, fanatikliğin, yobazlığın ve önyargının alevlerine su atıyorum. Sözcüklerim çay kaşıklarımdır.”

Şalom Gazetesinde 1998’de Nelly Barokas ile yaptığı söyleşide,

“Bizim başka bir yurdumuz yok, Filistinlilerin de öyle, kanımca bu trajediyi anlaşma yoluyla çözümlemek gerekir. Savaşlara katılmamın barışçı kimliğimi etkilediği doğrudur. ABD’nin Vietnam Savaşı dönemi pasifistlerinin aksine savaşın dünyadaki en kötü şey olduğunu düşünmüyorum. Dünyadaki en kötü şey saldırganlıktır. Bazen saldırganlığı durdurmanın tek çaresi zor kullanmaktır” demişti.

2005’te İstanbul’da Türk Yahudi Toplumuna hitaben Yahudilik hakkındaki konuşmasında,

“Şunu söylemek isterim, biz Yahudiler iç savaşlarımızı birbirimizi öldürerek değil, birbirimize iğrenç isimler yakıştırarak, söz düellolarına girerek, birbirimize akıl vererek yaşarız. Ve emin olun bu iç savaşların en uygar olanıdır” dedi.

Barışçı ses

1967 Altı Gün Savaşı ile 1973 Yom Kipur savaşına katılan ve İsrail solunun barışçı aktivisti olarak ön planda olan Amos Oz, iki devletli çözümü savunuyordu. Tek bir mutlu aile olarak İsrail topraklarında yaşanamayacağını söyleyen Oz, ne Filistinlilerin ne de İsraillilerin gidecek bir yerleri olmadığından bir evi paylaşan iki ayrı aile olarak yaşamaları gerektiğini düşünüyordu. Oz, Batı Şeria’da yerleşimlere karşı olan ‘Barış Şimdi’ adlı

grubun kurucularından biriydi.  Nobel Barış Ödülü sahibi Şimon Peres ile yakın dost olan Oz, her fırsatta Filistin devletinin kurulması çağrısında bulunuyordu. İsrail’i Filistin topraklarını işgal etmekle itham eden ve ülkesini sürekli azarlayan bir liberal olarak Oz birden fazla kez vatan haini olarak etiketlendi. Bu etiketten onur duyduğunu belirten Oz kendini Jeremiah, Abraham Lincoln ve David Ben-Gurion ile bir saydığını söyledi.

Kaynak: Şalom Gazetesi

http://www.salom.com.tr/haber-109190-amos_oz_iki_devletli_cozumun_ve_barisin_sesiydi.html

 Diğer Başlıklar
İsrailli ünlü yazar, Amos Oz yaşamını kaybetti Dr. Siren Bora, son kitabı "Anadolu Yahudileri"ni tanıtıyor... 2017 Nobel Edebiyat Ödülü Kazuo Ishiguro´nun! Can Yücel ölümünün 18. yılında anıldı Türk edebiyatının usta isimlerinden Vedat Türkali, 97 yaşında hayata gözlerini yumdu. Talât Sait Halman Çeviri Ödülü Attila İlhan anısına düzenlenen yarışma sonuçlandı SHAKESPEARE’İN 400. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ ŞEREFİNE 6 ÖZEL PERFORMANS! Kitap Hediye Günü Bu yıl Uluslararası Ladino/Judeo-Espanyol Gününü 7 Şubat 2016 tarihinde kutlanacak. Garbis Fikri’yi, Nazar Fikri’yi ve İnkılâp Kitabevi’ni Anıyoruz Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nin yeni kitabı İzzet Keribar çıktı... TÜYAP Kitap ve Sanat Fuarı´na toplam katılım 558 bin kişi olarak gerçekleşti Aile Bakanlığı’ndan ilk çocuk dergisi 7. Hikâye Yarışması´nın Başvuruları Başladı. 92. Yılında Cumhuriyet Sergisi Schneidertempel Sanat Merkezi´nde “21. Yüzyılda Siyasi Karikatürist Olmak” Sergisi 8 Ekim 2015 Perşembe 17:00 Ünlü fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar’ın “Türkiye’nin Işığı” adlı fotoğraf sergisi 24 Nisan günü açılıyor. Dia Internasyonal del Ladino 8 Şubat Pazar günü kutlandı. 14. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali´nin açılış filmi belli oldu. Yazın dünyamızın değerli kalemlerinden Selim İleri ve son romanı "Mel´un" Türk ve Amerikalı yazarlardan yazarlık üzerine… FOTOĞRAF SANATÇISI ALBERTO MODİANO’NUN “ZAMAN VE MEKÂN İÇİNDE MUSEVİLİK” FOTOĞRAF SERGİSİ VE KİTAP TANITIMI Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’tan iki büyük sergi "Bir Yüzleşme Serüveni: Shoah Sonrası Fransa´da Hafıza Politikaları" 15 Mayıs´ta Fransız Kültür Merkezi-İstanbul´da Ünlü fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar´ın yeni sergisi 7 Mayıs´ta Laurent Mignon´un yeni kitabı "Hüzünlü Özgürlük"ün tanıtımı 13 Mayısta gerçekleşti... Nobel ödüllü edebiyatçı Gabrial Garcia Marquez, Meksika´daki evinde hayatını kaybetti. Saksonya / Almanya - Klaffenbach Şatosu’nda Sergi Erdal Öz Edebiyat Ödülü Sahibini Buluyor.... OSCAR Ödülleri sahiplerini buldu… İsrailli şef Daniel Barenboim, mayısta İstanbul’da Braille lens... 3D Baskı sanayide 3. Devrim mi? Seza Bali´nin "Manzaralar" isimli ilk solo sergisi 6 Şubat – 8 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek... "Osmanlı´da Yahudi Kıyafetleri" Sergisi 5-23 Şubat´ta... 27 Ocak Uluslararası Holokost Kurbanları Anma Günü için Kadir Has Üniversitesi´nde tören düzenlendi. İsrailli ve Türk Keman Virtüözleri Papa’ya Konser Verecekler Shlomo Mintz & Itamar Golan & Dmitry Yablonsky konseri 22 Ocak´ta YouTube, yaptığı değişiklikle 4K çılgınlığına hazır! Yasmin Levy 11 Ocak´ta İstanbul Kongre Merkezinde... Yapı Kredi Yayınları, 4000. kitabını bir etkinlikle kutladı... İçsel gücün fendi fiziksel gücü yenecek (mi?) I. Dünya Ladino Günü, "500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi"nde kutlandı. 1970 İstanbul doğumlu Lüset Kohen Fins´in İngilizce yazdığı kitap Harper Collins Authonomy Yarışmasında birinci oldu. "İkinci göz" İsrail asıllı Amerikalı iki bilim adamı Nobel Kimya ödülüne layık görüldü… Amerikalı ünlü girişimci, Elon Musk, sese yakın hızda ilerleyen ulaştırma sistemi projesini kamuoyuna açıkladı. Geçen yıl Kuzey Kutbundaki buzullar tahminlerden de hızlı eridi. Oscarlı oyuncu Natalie Portman yönetmen oluyor 2. İstanbul Tasarım Bienali Dünyanın en büyük heykel parkı: VIGELAND Esnek ekranlar 2013´te piyasaya sunulabilir ‘Uluslararası Dürüstler’e müze açılıyor Berlin´de Kültürlerarası Diyalog Enstitüsü Açıldı. Yeni fakülteye yeni kütüphane