English
Merhaba, üye girişi için tıklayınız
ŞALOM Dergi - Haziran 2018
ŞALOM Dergi - Haziran 2018ŞALOM Dergi - Haziran 2018ŞALOM Dergi - Haziran 2018ŞALOM Dergi - Haziran 2018
ŞALOM Dergi - Haziran 2018
Ürün Fiyatı :
14,00 

Öncelikle dostlarımızın geçmiş Ramazan Bayramı’nı kutlamak istiyorum. Haziran Dergi’mizin geç dağıtılmasının nedeni de bu bayram tatilimizdi.

Geride bırakmış da olsak Babalar Günü ışığında bu kez O’ndan söz etmeyi seçiyorum.

O, 1917’de doğdu.

İçine doğduğu günlerde I. Dünya Savaşı henüz bitmemişti. Dünyanın o savaştan yaralarını sağaltması hiç de kolay olmayacaktı. Babası “eczacı” idi, Hasköy’de… Annesi üç çocuk sahibi bir ev kadını… O ise, ailenin ikinci doğanı, anlatılanlara göre hayli afacan olanı.

Sonra Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Eczanesinde günü geçirmeye götürüldüğü bir günün akşamında eve dönerken bıçaklandı, babası… Eczacı olduğundan bir “narkotik kullanan” tarafından olduğu söylendi. Babası, bıçaklandığından değil, oğluna bir şey olacak diye korktuğunda ödü patlamış ve kısa süre içinde ‘kara sarılık’ teşhisiyle veda etmiş, yaşama.

O da tam altı yaşında ‘evinin en büyük erkeği’ oluvermiş. Bir yandan dayıları da ‘babalık’ etmeğe çabalarken… Fransa’da yaşayan dayısına uzun süre konuk olmuş. Ta… II. Dünya Savaşı ufukta görünene dek. Sonrasında da İstanbul’a geri dönüş.

Auschwitz’de yitirdi dayısı David ile teyzesi Kler’i.

Türkiye’de azınlıklara yöneltilen amansız bir şovenizm dalgasıyla geldi, Varlık Vergisi…

Yolculuğu boyunca yaşam sevincini hiç kaybetmedi, yeniliklere her zaman açık, değişime her dem hazır.

Araştırmacı yazar Rıfat Bali’nin kaleme aldığı “Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri” adlı kitabının son fotoğraflarından birinde rastladım, babamın o dönem çekilmiş bir pozuna. (27 ilâ 40 yaş arasındaki gayrimüslim erkekler 1941 yılının Nisan ayında ihtiyat eratı olarak silâhaltına alınacak, ancak silâhlı eğitim yaptırılmak yerine yol ve havaalanları inşaatlarında nafıa askeri olarak çalıştırılacak ve 1942 yılının Temmuz ayında terhis edileceklerdi.) Eve hiç gelmeksizin dört buçuk yıl boyunca yaptığı askerlikten döndüğünde annesi bile onu tanıyamamıştı.

O ise, ‘askerlik / amelelik’ günlerinin anılarını dile getirirken nasıl da güldürürdü her birimizi.

Azınlık olmanın lütufkâr sunularının adeta canlı kanıtıydı, O.

‘…Mış gibi yapma’dan yaşamayı öğretti bize, bilgelik ve zarafet dolu mizah anlayışıyla… Sınırları zorlamak pahasına potansiyelinin azamisine ulaşmayı hedefleyerek ilerlemeyi de!

Cesaretle kanatlanmış müthiş bir girişimciydi, savaşlar ertesi o dönemlerde. Ertelememeyi yeğlediği hayallerinin ardındaydı, birçoğunu gerçekleştirirken. Bağnazlıktan öylesine uzak!

İlgiyle donatmayı, karşılıksız sevmeyi, aidiyetlerimizi sahiplenmeyi ve vefayı öğretti. Şüphesiz vazgeçmeyerek mücadeleyi de! Sonsuzluğa geçişine ramak kala, saati geldiğinde onuruyla veda edip gitmeyi de öğretti.

O kocaman yürekli hümaniste, Sultana’nın oğlu babam Nesim Doris Katan’a satırlarımın arasından el sallarken… Babalar Günü kutlu olsun her daim, tüm baba olanların ve baba olacakların.

Sevgiyle kalın,
Suzan Nana Tarablus
Şalom Dergi Editörü