English
Merhaba, üye girişi için tıklayınız
ŞALOM Dergi - Aralık 2018
ŞALOM Dergi - Aralık 2018ŞALOM Dergi - Aralık 2018ŞALOM Dergi - Aralık 2018ŞALOM Dergi - Aralık 2018
ŞALOM Dergi - Aralık 2018
Ürün Fiyatı :
14,00 

Sevgili Okur,

Bu satırların yazarı, kadın olarak şahane iki evlat ile kutsanmış bir İNSAN. Lakin dört yaşındaydı... Güneş yüzünü sakladığı bir esnada… Yazlık evinin yanı başındaki arazide kuzenlerinin uçurtmalarıyla koşuşturmalarının peşindeyken cinsel istismarın şiddetine uğratıldı. Dört yaşında minicik kızdı, o.

Olayı uzun yıllar sonra anımsadığımda ise, öğrendim ki, beden silse de bünyesinden yaşananı, ruh unutmuyor. Bunu anlatmaktan ne utanıyor, ne de bir sakınca duyuyorum.

Her şeyin bir sebebi mi varmış? Bilemem… 

Ama Elie Wiesel şunları söylemişti: “Ruhun da kendine göre zaferleri vardır. Bazen kaybettiğiniz zaman kazanırsınız...”

***

10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin yıldönümü.

O gün, Nobel Barış Ödülleri sahiplerine kavuşacak.

Êzîdî  - Kürt aktivist Nadia Murad, IŞİD esaretinden kurtulduğunda gazeteci bir kadın onunla -sırtı dönük olarak- röportaj yapmak istediğinde reddetmişti. Yaşadıklarıyla yüzleşmeye hazır olduğunda Murad, o örgütün kendisine uyguladığı fiziksel ve cinsel şiddete dair aktarımlarını dünya kamuoyuna açık alınla ve yüksek sesle duyurmuştu.

Nadia Murad ile birlikte 2018 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Kongo Demokratik Cumhuriyeti vatandaşı, jinekolog Dr. Denis Mukwege görev yaptığı hastanede, savaş sırasında toplu tecavüze uğrayan on binlerce kadını tedavi etti. Mukwege, tecavüz yaralarının tedavisi konusunda dünyanın önde gelen doktorlarından biri olarak gösteriliyor. Ordunun toplu tecavüzü bir “savaş silahı” olarak kullanmasını eleştiren ve hükümeti yeterli önlem almamakla suçlayan Mukwege “Mucize Doktor” olarak biliniyor. Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen bir ödül töreninde yaptığı açıklamada, “Tüm kurbanlar çok vahşi şekilde tecavüze uğramış halde geliyor. Hastaneye ulaşabilecek kadar hayatta kalabilenlerde ise olağanüstü fiziksel ve psikolojik yıkım olduğu görülüyor. Bu, bu bölgenin tarihinde görülmemiş düzeyde bir vahşet,” demişti.

…Ve kurtlar asla yemeyi kesmezler… Ve onlar “yapabildikleri” için yapıyorlar.

Kalbinde nefret, elinde silah dolaşanlar peydahlansa da, bir Orta Çağ vahşeti içinde;

Gündelik hayatımız kimi kez Federico Fellini’nin bir korku filmi benzerine dönüşse de;

Allak bullak olsa da ekonomimiz, kimi kez değerlerimizin yitiminin korkularına kapılsak da;

Kerameti kendinden menkul, İNSAN'ın ussal değerlerini yitirmiş sayısız erkeğin, kadınını şiddete uğratmasını “Arabesk” diye nitelendirenler, 'ama...'lar ile hafifletenler, romantize edenler bile ortaya çıksa da; 

Wiesel, “Kayıtsızlık, umarsızlık bence kötülüğün özüdür,” demişti.

***

Bu yıl İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 70. yaşında. Dileyelim ki, bu kez Nobel Barış Ödülü insanlığı öteye, daha iyiye, güneşin tüm huzmelerinin ruhlara nüfuz edeceği zamanlara taşısın. 

Yaşamak muazzam bir mutluluk, aynı zamanda muazzam bir sorumluluk iken, dünün karanlığını unutup yeni günün ışığını ummaktır, İNSAN olmak.

İnsan hakları savunucusu Êzîdî bir tercüman olan Abid Shamdeen ile Naida Murad’ın geçtiğimiz aylarda gerçekleşen nişanını kutluyor, yaklaşmakta olan yeni yılın insanlık ailesine hayırlı olmasını diliyorum. 2018’i bu sloganla uğurlamak istiyorum: 

“Nefret kazanmayacak, kazanan sevgi olacak.” 

 

Tabii ki sevgiyle kalın!
Suzan Nana Tarablus
Şalom Dergi Editörü