English
Merhaba, üye girişi için tıklayınız
Şalom DERGİ - Ocak 2026
Şalom DERGİ - Ocak 2026Şalom DERGİ - Ocak 2026Şalom DERGİ - Ocak 2026Şalom DERGİ - Ocak 2026
Şalom DERGİ - Ocak 2026
Ürün Fiyatı :
195,00   (Kdv Dahil)

2026’ya girerken, içsel huzurum adına dünyadaki iç ve dış çatışmaları göz ardı etme dönemindeyim. Bireysel hayaller, umutlar, tutkular, başarılar gündemimi daha çok dolduruyor… Çünkü ümit ediyorum ki, birey dönüştükçe toplum, toplum dönüştükçe dünya değişiyor…

Size Dr. Kathleen Martinez’in umut dolu tutkusundan söz edeceğim. Konumuz, Dominikli bir ceza avukatıyken Mısır çöllerine uzanan yirmi yıldır sürdürdüğü yolculuğu: Martinez, Kleopatra’nın mezarını arıyor.

Kleopatra (MÖ 69 – MÖ 30), Mısır’ın son Ptolemaios kraliçesiydi ve sadece bir hükümdar değil, aynı zamanda stratejik zekâ ve karizmanın somut örneğiydi. Roma ile kurduğu ittifaklar hem Jül Sezar hem de Marcus Antonius üzerinden, onun siyasi dehasını ve Mısır’ı koruma azmini gösteriyordu. Sayısız diller bilen, kültürlü ve halkıyla güçlü bağlar kuran bir lider olarak, yönetimdeki gücünü zekâsı ve kişisel etkisiyle pekiştirdi. Ölümüyle birlikte Mısır’ın bağımsızlığı sona erdiyse de onun adı ve efsanesi tarihin sessiz sayfalarında elan yankılanıyor.



…Ve işte bu efsane, Dr. Kathleen Martinez’in sabır ve inançla sürdürdüğü Taposiris Magna kazılarında yeniden canlanıyor; çünkü bir mezarın ötesinde, Kleopatra’nın sesi hâlâ toprağın altından yankılanıyor gibi.

Dominikli hukukçu, Kleopatra’nın kayıp mezarını bulmak için kazıyor, kazıyor — ama belki de asıl kazdığı, tarihin kadınlara biçtiği suskunluk. Kleopatra ve Kathleen Martinez: İki kadın, aynı tutku! Tarih boyunca kadınların sesi çoğu zaman suskun bırakıldı: Kleopatra, zekâsı, karizması ve liderliğiyle Mısır’ı korudu, Dr. Kathleen Martinez ise aynı kararlılık ve stratejik zekâyla onun mezarını arıyor. Her ikisi de kendi alanlarında sınırları zorlayan, tutkulu ve sabırlı figürler: Biri toprağın üzerinde tarih yazdı, diğeri toprağın altında tarihin sessizliğini gün yüzüne çıkarmak için savaşıyor.

Kazılar 2005’ten bu yana Dr. Kathleen Martinez liderliğinde Mısır Eski Eserler Bakanlığı’yla ortak yürütülüyor. Buluntular arasında Kleopatra dönemine ait sikkeler, heykel parçaları ve tünel sistemleri dikkat çekiyor. Ekibin son keşiflerine gelince… 2022’de yer altına uzanan 1.300 metrelik bir tünel bulundu. Arkeologlar, bu tünelin Nil’i ve tapınağı birbirine bağlayan kutsal bir geçit olabileceğini düşünüyor. Martinez’e göreyse, “mezara giden yol” da bu olabilir.

Dominikli Kathleen Martinez’in çocukluk hayali arkeolog olmaktı…

Bir röportajında şöyle demişti: “Kleopatra’nın mezarını ararken aslında onu değil, onun gibi düşünen, inanan, direnen kadınları arıyorum. Çünkü tarih sadece kazılarla değil, yürekle de yazılır.” Bu söz hem onun bilimle sezgiyi hem de arkeolojiyle insan ruhunu buluşturan yolculuğunu özetliyor. Belki Kleopatra’nın mezarı bir gün bulunacak, belki de sonsuza dek kumların altında kalacak. Ama Martinez’in arayışı, tarihin tozlu sayfalarına bir iz düşürüyor: Bir kadın, bir başka kadının sessizliğini kazıyor — sabırla, saygıyla, umutla.

Yeni Yılınızı kutluyor, hayallerinizin, tutkularınızın peşinden umut dolu sağlıklı yolculuklar diliyorum.

Suzan Nana TARABLUS